Ne Fayda


18

Sıcak… Sıcaklar üzerine yazı yazan köşeci kadınlar kervanına katıldığımı bile bile yazıyorum. Yazmaya çalışıyorum. Buradan sosyolojik – biyolojik bir tahile de varılabilir esasında. Bu yapış yapış sıcaklar toplumun kadın nüfusunu daha çok etkiliyor. Sıcakta yerinden oynamış sinirlerimi sokağın görünür görünmez kazalarına maruz bırakmamak amacıyla taksiye bineyim istedim. İşim var.

Ev kadını tabir edilen ve haftanın bir günü Alarm’a köşe yazmaya çalışan bir Fikriye’nin de dışarıda bazı işleri olabilir. Şoför yaşını başını almış bir adamcağız… Nazik de…

Gideceğim yeri söylüyorum. “Tamam abla” diyor. Beni ablalığa layık gördü. “Saçına başına bak, ben senin nereden ablan oluyorum bee adam?” diye itiraz edeceğim, olmuyor. Fakat bir yandan da “buna da şükür” demek lazım. Çünkü beterin beteri var. Bir arkadaşım egzantriklik olsun diye saçını beyaza boyadı. Ona da geçen gün pazarda “anne, ellemedik domates bırakmadın yani” demiş pazarcının teki. Fena olmuş. Olur tabii insan… Göz var izan var. Dimi yani?

Kadına “Benim sana zararım dokunmaz”ı anlatmak için erkekler böyle kendi sahiplikleri üzerinden kavramlar icat ediyorlar. “Abla, yenge, anne, bacı” gibi sözcüklere ben, erkekler arası bir toplumsal sözleşmenin, maymuncuk kelimeleri olarak bakıyorum. Annelerini döven, namus uğruna ablalarını öldüren, yengelerini kaçıran erkeklerin kol gezdiği bir ülkede yaşıyoruz bir taraftan da.

Bir elimde Japon yelpazem, diğer elimde su. Serinlemeye çalışırken, radyodan taksinin içine bir ses yayıldı. Şarkının nakarat kısmı şöyle: “Beni dertten derde koyan Sunamı/ silah çektim, vuramadım ne fayda/ el kaldırdım vuramadım ne fayda” Bir yanık söylüyor bir yanık söylüyor, sormayın. Bu bir aşk şarkısı… Erkek milletinin aşka bakış açısını da özetliyor bir bakıma…

Kendisine aşk açıcı çektiren Suna ölmeyi hak ediyor. Delikanlımız böyle düşünüyor… Sen bana nasıl ızdırap çektirirsin, ben nazıl ızdırap çekerim? Bana ızdırap çektiren ölümü hak eder! Bir erkeğe dert çektirmenin cezası ölümdür. Delikanlımız silah çekip işi bitirse rahatlayacak. Olayı sonuçlandıramadığı için kötü vaziyette. Suna da her normal kadının yapacağı gibi sırra kadem basmış olmalı. Ama şarkı şunu söylüyor bir yandan da “ben yapamadım ama siz yapabilirsiniz…” Bu normal bir erkek davranışı yani. Bizim beyaz saçlı çoluklu çocuklu şoförümüz de müzik olarak dinliyor bunu. Pek çok erkek dinliyordur… Sonra “hadi gelin bakalım Suna milleti, bize yamuk mu ulan!” deyip nihayetlendiriyorlar meseleyi…

Necla Akgökçe
Alarm – 2003


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.