Kuşkularla Tatlıcım


33

Öğleüstü buraları olağanüstü sıcak olur Tülay Hanım. İki tane üstü’yü üstüste kullandın birini değiştirmek gerek, haklısınız Albayım… Kendimi altı yapsam bir denge kurulur değil mi Albayım, kurulmazsa siz kurar mısınız Albayım… Dışardan getirttirebilir misiniz, ithalat şirketi kurmalıyız albayım, kendimizi çok yorduk, biraz dış pazara açılalım, nasılsa dış dünyaya açılamadık, içe vurumcu yazar olduk, iç kanama olucaz Albayım… Temkinli olalım, önlem alalım, sonra hastanelerde sürünmeyelim, otobüslerde kimse bize sürtünmesin, yine de sürünecek bir insan bulalım, dışarı çıkıp böyle bir insan arayalım Albayım… Bize sürüngen derlerse kızmayalım, ben kızarsam da siz beni yatıştırın, aştık biz bunları deyin bana, hemen inanırım aşma kavramının hegelde ki öneminden söz ederim, alman kütüphanesine gidip orjinal hegellere bakarız, Almanca bilmesek de olsun Albayım, biz yine bir gidip görelim, belki orda Almanca bilen sevimli birilerine rastlarız, o birisinin adı Semra’ymış mesela, Semra görür görmez beni sevsin Albayım, içi ısınsın, elektriklenmeden söz etsin arkadaşlarına, hatta bana hiç duraksamadan sarılsın, önce şaşırayım sonra ben de ona sarılayım Albayım, kafam karışsın… Semra beni bırakıp koşarak dergiler bölümün geçsin, ben ele hegel kitaplarını raflara geri koyup ya da size verip Semra’nın peşinden gitsem mi diye düşüneyim, ben hep böyle düşünüp durayım Semra’lar koşsun Albayım.

Semralar ölmez, ölürlerse çok ağlarım Albayım… İşte o zaman ağlarım, yani ağlayabilirim umarım, eğer ağlayamazsam intihar etmem gerekir, eğer intihar edersem bir daha çikolata yiyemem Albayım… Semra’lar aybaşı döneminde çok çikolata özenirlermiş, bana böyle diyorlar doğru mu dersiniz Albayım… Hükümete güvensem mi Albayım, kemiklerimi kıracaklar mı dersiniz, eğriyi doğruyu aynalım artık, eğriler 4-B sınıfına doğrular 4-A’ya, eğriler düzgün sıra yapmıyorlar hocanı, keşke siz Nasreddin hoca olsaydınız Albayım, beraber eşeklere ters binerdik, eşeklere düz bindik de ne oldu Albayım… Hiçbir hocanın gözüne giremedik, daha fazla yırtınmamız gerek, koş koş ileri koşan kalmaz geri, bedenimizi eğitemedik ­Albayım… Beden eğitimi dersleri boşa gitti, ziyan oldu eşofmanlar, zarar ziyan oldu, tüm zararları devlet karşılasın bugün, koskoca devlet, kendimizi koy vermeyelim, arkasında koskoca devlet var, en iyisi bir savaşa katılalım, belki batı cephesinde yeni bir şey olur Albayım, neden olmasın, şansımız yaver gider belki, cepheden sevdiklerimize mektup yazarız, onlar her mektupta oh! daha ölmemişler diye sevinirler, her gün bizi merak ederler, biz de barikatta onların solmuş fotoğraflarına bakıp duygulanırız, ağlarız, ağlayamazsak ta yüzümüze şık bir ifade yapıştıralım Albayım…

Bütün salon bizi seyrediyor, seyirciye karşı sorumluluklarımızı anımsayalım, kahirenin morgülü filmini iyi seyredelim, taktik kapalım, Tom Bekstır gibi biz de perdeden fırlayıp sinema salonuna karışalım, Semra’yı elinden tutup kaçıralım, Semra bu filmi her gün seyreden bir hayranımız olsun, gözlerine inanamasın, biz gözlerimize inanalım Albayım, birbirimize göz kulak olalım, siz beni tehlikelerden koruyun, ben de size roman yazayım Albayım… Romanın kahramanlarını beraber seçelim, 600 sayfayı geçsin, romanın sonuna aptal bir kızla akıllı bir delikanlı koyalım, onlar romanı özetlesinler, romanın sonunda Serura’nın kendini astığını her ikisi de anlasın, biraz yaşlanayım ben ele kendimi asıcam Albayım… Şimdi asarsam gençliğime verirler, böyle başkalarının ne diyeceği düşünülerek intihar planı yapılmaz ki, yapılır Albayım, neden yapılmasın, hele insan böyle zavallıysa, estağfırla, siz fırlayın Albayım, estağ neden fırlasın?

Ama siz zavallısınız ben de zavallıyım, Turgut Uyar böyle dememiş mi, birisi bize soru sorarsa biz de ona Turgut’tan bir şiir okuyalım, giderek kimse bize soru sormasın, bizi Turgut Uyar makinesi zannetsinler, böyle bir makine olalım albayım, vatana millete bir faydamız dokunsun, vatan sağ olsun, siz de sağ olun Albayım, kendimizi çok yorduk yine, sizin uykunuz geldi, ben de susadım, hadi susalım Albayım. biz böyle sıcaklara dayanamayız, bir şeyler içelim Tülay Hanım, örneğin meyhane…

Süreyya Evren

Şizofrengi – Ocak 1993


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.