Hain Evlat Ökkeş


30

Can Barslan, henüz Mimarlık Fakültesinde okurken, Eylül 1980’de dâhil olduğu Gırgır Mizah dergisi kadrosunda çalışmalarıyla hemen fark edilen başarılı bir çizerdir. Bir yandan Gırgır için karikatür çizerken, diğer yandan Tekin Aral’ın yönetimindeki Fırt Dergisi’nde Ergün Gündüz’le birlikte Stereo Seyfi maceraları hazırlayan Barslan’ın bir sonraki durağı, ilk sayısı 14 Mart 1986 günü çıkan Limon Mizah Dergisi olmuştur. Limon’un yönetiminde görev yapan Can Barslan’ın Türk Mizah Kültürü’ne adını kalın harflerle yazdıran, mizah severlerin hafızalarına kazınan Hain Evlat Ökkeş tiplemesi de bu dergide ortaya çıkmıştır. 1991’den itibaren kendi adına çıkardığı Deli Dergisi’nde de maceralarını devam ettirdiği Hain Evlat Ökkeş adlı çizgi romanı ilk kez1991 yılında Parantez Yayınları tarafından albüm olarak basılmıştır.

Beraber yaşadığı anne ve anneannesini sürekli horlayan, onlara kötü davranan, onlardan para sızdırmak ve kafasına göre yaşamak için yapmayacağı şey olmayan Ökkeş, nefsaniyetin, kötülüğün ve aile kavramı içinde toplumu rahatsız eden her şeyin sembolü gibidir. Tüm bu özellikleriyle Hain Evlat Ökkeş, adeta oynadığı ‘Kötü Adam’ tipleme ve rolleriyle Yeşilçam Tarihi’ne damgasını vurmuş Erol Taş’ın çizgi roman karakteri versiyonu gibidir.

Hayırsızlıkta ve hainlikte sınır tanımayan Ökkeş, annesinden bir annenin evladına söyleyebileceği en ağır sözleri defalarca işitmiştir. Annesine ve anneannesine yapabildiği yegâne iyilik, sinirlendiğinde uyguladığı şiddet ve dayağa karşı bir nebze olsun korunmaları için onlara boksörlerin antrenmanlarda kullandığı cinsten koruyucu bir kask almak̵ olmuştur. Teyzesinin de başına musallat olan, istediğini yaptırana dek hedefindeki kadına kan kusturan Ökkeş, annesine sık sık, “Seni doğuracağıma taş doğursaydım!” dedirtecek ama bunu asla önemsemeyecek biridir. Ailesindeki tüm kadınları ve yakın çevresini kendi isteklerini yapmaya memur ve mecburlarmış gibi gören Ökkeş’in hainliği bu sonu gelmez istek ve metazori dayatmalarında saklıdır.

Yatılı okulda, yuva, bilhassa da baba hasretinden uzak büyüyen Ökkeş, evine döndüğünde psikopat eğilimleriyle annesine patlamıştır. İlerleyen maceralarında annesine ve anneannesine uyguladığı şiddetin çetelesini tutacak, hatta odasına eziyet ettiği aile fertlerinden neyi kopartmak için hangi şiddet eylemini yapması gerektiğine dair hatırlatıcı bir tabela dahi asacaktır. Elinden ya da ağzından sigarası düşmeyen Ökkeş, hafif seyrelmiş ve dik duran saçlarıyla, salaş giyinen, kış aylarında burnundan akan sümükle yaşayan, derli toplu duran hiçbir şeye tahammülü olmayan bir karakterdir. Hafif kambur dolanır. Üzerine bol gelen ceketle pantolon giyer.

Düzenli bir hayatı ve bir işi yoktur. Aşık olmaz, evliliği hiç düşünmez, parası olsun olmasın sık sık geneleve gider. Hatta bir defasında eve gönderdiği ve zorda kaldığını söyletip çağırttığı annesinin getirdiği parayla rehin kaldığı genelevden kurtarılır. Kariyer merakı yoktur. Bıçkın, haklı haksız kolay efelenen, çıktığı mahalle kahvesini evi gibi gören Ökkeş’in önemli bir özelliği de Ramazan ayı geldiğinde kendisini tutması ve annesini dövmemesidir. İsteyerek veya metazori yaptığı tüm yardımlara rağmen annesini hiç sevmez. Tokattan tekmeye, bıçakla vücudunda çizik atmaya yahut da balkondan sarkıtma, boğma teli gösterme veya zorla mezarlığa götürme gibi yaptığı türlü işkencelerle kadının anasından emdiği sütü burnundan getirir. Üstelik bunların hiçbirinden vicdanen rahatsızlık duymaz.

Hain Evlat Ökkeş, 30 yılı deviren koleksiyonu ve mevcut tüm konseptiyle kirli mizahımızın en önde gelen karakterleri arasındadır. Hainliğinde sınır yoktur. Sırf annesini dövmesi bile onun ne kadar adi, sefil, hayvani içgüdülerle hareket eden, düşüncesiz, insani vasıflardan çok uzak olduğunun göstergesidir. Ve (yine tüm bu olumsuz özellikleri nedeniyle) yaratıcısı Can Barslan tarafından ne kadar başarılı bir şekilde resmedildiği ve karakterize edildiği de ortadadır.

Hakan Alpin
Gececi – 2018


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.