Ada Vapurunda İspanyolca


36

Ada vapurunun baca önüne ve kaptan köprüsü altına düşen küçük kamarasındayım. Aramızda dört Yahudi vatandaş var. Fakat ses ve çene bahsinde, dört Yahudinin dört yüz insan demek olduğunu söylemeğe hacet yoktur. Biraz sonra İspanyolca, bu küçük kamarayı bir arı kovanı içi gibi durulup oturulmaz bir hale getirmeğe başladı. Karşımda emekli bir büyük zabit olduğu anlaşılan ak bıyıklı, iri yarı birzat vardı. Biraz da asabî olduğu anlaşılan bu zatın gürültüden rahatsız olduğu ve aynı zamanda da İspanyolcaya içerlediği anlaşılıyordu. Bir ara dışarı çıkmak için kapıyı açtı ve birdenbire bu dört kişi yüzünden buradan kaçmağa mecbur kalışına kızar gibi tavır aldı. Fırtına başlamak üzere idi. Beyaz bıyıklı zat nezaketle:

  • Aziz hemşeriler, dedi. Türkiyede yaşıyan Türklerin İspanyolcaya bu kadar hevesli ve iştahlı görünmelerini ben pek
    doğru bulmuyorum.

Yahudiler biribirlerine baktılar. Onların bunu pek doğru gördükleri hallerinden belliydi. Fakat aziz hemşeriler beyaz bıyıklı adamın sesindeki tehdidi hissettiler. Birtanesi işi şakaya vurarak güldü:

  • Darilmayin, kizmayin; biz turkçayi da İspanyolca, İngilizce yibi yuzel konuşariz. Ade çucuklar! Yuzel turkçayi konuşalimda baya yosterelim.

İkinci bir Yahudi tasdik etti:

  • Bravo… Her insanlar ona bilsinlar ki her Yavudilar turkçayi analarinin dili yibi soylarlar, siverler. Vatandaşlar bu mukaddimeden ve ahenkle

Türkçe olarak konuşmalarına devam ettiler. Mamafih beyaz bıyıklı zat gene yerinde kıvranıyordu. Nihayet dayanamadı, utanarak şunları söyledi:

  • Aziz hemşeriler… İkinci bir ricam belki saygısız düşecek ama… Siz Türkçeyi hakikaten seviyorsanız gene İspanyolca konuşun…

Ercüment Ekrem Talu

Kaynak: Mizah Dergilerinde Adalar İmgesi / Rıfat N. Bali


0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.